25 Mar
- Nasıl bir hikayeniz var? Müzikle tanışmanız nasıl ve şimdiye kadar yaşadığınız süreci kısaca özetler misiniz…
Sago : Kendimi bildiğimden beri müzikle iç içeyim.Aile yadigarı plakları dinleyerek büyüdüm.Boney M den Suzi Quatro ya,James Brown dan Bob James e,Pink Floy dan Supertramp e kadar onca plak beni büyüttü.Onları birer ninni gibi görüyorum.Çocukluk dönemlerimde sürekli plak ve kaset alırdım.Yıllarca arşiv yaptım,kasetin devrinin kapanmasıyla binlerce kasetimi ne yazıkki çöpe attım.Plaklarıma baktıkça ‘’ne günlerdi’’ diyorum.
- Neden en baştan beri rap müziği seçtiniz?
Sago : Çünkü rap müzik bana dinamik ve sanatsal geliyordu.Ritimsel olarak bana en uygunuydu.Çocukluğumda James Brown’ın bateristi Clyde Stubberfield ın ‘’Funky Drummer’’performansından çok etkilenmiştim.O ritim yıllarca Rap Müziğinde en çok kullanılan sample (alıntı) lardan biri oldu.İlk kez Bambaataa yı izlediğimde Break Dance ile tanıştım.Sanırım Break,HipHop kültürünü sevmemde en büyük etkiye sahip oldu.Mista Robot,Boogaloo Shrimp,Shaba Doo,Mr Wiggles,Poppin Pete gibi kişilerden bir hayli etkilendim.Run DMC nin Raising Hell albümü hayatımın dönüm noktası oldu.Hep öyle bir albüm dinlemek istedim,hep o tür müziği aradım.Sonunda bir baktım ben gerçekten ufak yaşta bir Rap dinleyicisi olmuşum.Tabiiki o dönem içerisinde Modern Talking,Sandra ,CC Catch,Radiorama,Bad Boys Blue gibi isimler ülkemizde çok seviliyordu,heryerde Dj Hakan Gündüz’ün Panoramaları çalınıyordu,çok severim o dönemleri.Hatta Hakan Gündüzün setlerinin hepsini edinmiştim bir ikisinde Kurtis Blow,Jungle Brothers gibi isimler mixlemişti,onları görünce ,dinleyince çok mutlu olurdum.Malum şimdiki gibi albümleri bulmak hayaldi,şarkıya ulaşmak bile büyük meseleydi.O dönemde işin tadını alarak biriktirdim.Muhteşem şarkılar çıkardı.Rap işte o dönemlerden tanıdığım çok eski bir dostum benim.Hala çok samimiyiz.
- Türkiye’de rapin tanınması ve yayılma sürecine baktığınızda bu seçimden dolayı pişmanlık duyduğunuz veya pes etmeyi düşündüğünüz oldu mu?
Sago : En başından beri söylediğim gibi,ülkemizde işin aslı Rap yeni yeni kitleye ulaşıyor.Önceden bizim yapıtlarımız da sertti,hatta itici bulunuyordu.Kullandığımız öğeler de sertti,sözlerimiz de.O dönemde bir gençlik heyecanına kapıldık hepimiz.Hit yapmaktan çok kendimizi tatmin etme yolundaydık.O nedenle bu işin en başında aslında en güzel günlerimizi yaşadık diyebilirim.Böyle bir tatmin söz konusuyken işin pes etme kısmı maalesef söz konusu bile olamıyor.Çünkü amacınız sevdiğiniz işi icra etmek.Kim dinlerse dinlesin yani.Fakat daha sonra işin boyutu değişti.Beni ve benim gibileri dinleyenler sözlerimizden feyzler aldılar,etkilendiler.Bizler de gelişiyorduk,geliştikçe sözlerimiz,lirikalitelerimiz de değişti ve de olgunlaştı.Kimisi yerinde saydı,kimisi gelişti.Kısacası zaman ilerledikçe rapimiz tanındı,tanıtıldı.İlk başta ne kadar iştahlıysam,şimdi de o kadar iştahlıyım.Eğer ben pes etseydim ,pes etmiş olsaydım şu an belki de Türk Rap burada olmazdı.Ümidi kesmek en kolayı,başarıya ulaştıktan sonra ümidi kesmeyi düşündüğün anları gülerek hatırlarsın.
Etiketler : Cem Yılmaz, G.O.R.A, Hiphop, Hürriyet, Kajmer, Karamsar, Kötü İnsanları Tanıma Senesi, Melankolia, Melankolia Müzik, Melankolik, Röportaj, Sago, Sagopa, Sagopa Kajmer, Türkçe Rap, Yunus Özyavuz